Dolgu; Cildin yaşlanması, mimik hareketleri veya genetik faktörler nedeniyle ciltte oluşan hacim kaybı ve kırışıklıkların giderilmesi amacıyla, cilt katmanının dolgu maddesinin temizlenmesiyle yapılan estetik bir işlemdir. hyalüronik asit bazlı tercih edilir çünkü bu maddenin yapısında doğal yapıya uyum sağlar ve vücut tarafından dayanıklı emilebilir.
Dolgu maddeleri 3 temel amaçla kullanılmaktadır:
Bu üç farklı amaç için yoğunluğu, akışkanlığı ve etki süresi farklı dolgu maddeleri kullanılmaktadır. Özellikle yüz bölgesinde oluşan sarkma, hacim kaybı ve kırışıklıklarda dolgu enjeksiyonları oldukça başarılıdır.
En çok tercih edilen dolgu malzemeleri ortalama 4-6 ile 9-12 ay arası kalan geçici dolgu malzemeleridir. Vücutta bulunan yapısal maddelerden ya da bu yapısal maddelerin yerine konabilecek kimyasal maddelerden oluşan geçici dolguların, alerji potansiyelinin daha düşük olması ve uygulama sonrası oluşan istenmeyen etkilerin dolgunun kalıcılık süresi ile sınırlı olması en önemli tercih nedenidir.
Geçici dolgu malzemeleri arasında da en çok tercih edilen hyalüronik asit içeren yani kalıcı olmayan dolgulardır. Hyalüronik asit, tüm canlıların derisinin dermis tabakasında yer alan bir maddedir. Deri dışında göz, eklem ve kas dokusunda da bulunmaktadır. Su tutma özelliği sayesinde cilt elastikiyetinin sağlanmasında önemli bir rolü vardır. Uygulanacak bölgeye ve elde edilmek istenen etkiye göre kullanılacak hyalüronik asit dolguları farklılık gösterir. Göz altı çukuru ve yüzün ince çizgilerinde akışkanlığı fazla, yoğunluğu az olan dolgular; yanak, dudak ve nasolabial oluklarda akışkanlığı daha az biraz daha yoğun dolgular; elmacık, burun, çene gibi derin plan uygulamalarda ve yüz şekillendirmesinde ise akışkanlığı en az, yoğun dolgular kullanılmaktadır. Hyalüronik asit içeren dolgular cilde hacim verme, cildi kaldırma (lifting) ve sıkılaşma gibi direkt etkilerinin yanı sıra, kollajen üretimini ve doku yenilenmesini (rejenerasyon) uyardığı için eridikten sonra bile uygulanan bölgede ilk haline göre çok daha iyi bir görünüm sağlarlar.
Dolgu enjeksiyonları; yüzde sarkma olan yerler, elmacık kemiklerinin olduğu bölge, dudaklar, kaşlar, dudak etrafındaki mimik çizgileri, kaş arasındaki çizgiler, akne ve yara izlerinin olduğu bölge, burun bölgesi, çene hattı, ağız kenarından çeneye doğru uzanan hat ve burun kanatlarından dudak köşelerine inen kırışıklıklara uygulanabilmektedir.
Yüz Şekillendirme
Botoks enjeksiyonu ile kaşların kuyruk kısmından kaldırılması, şaşkın yüz görünümüne yol açan kaş orta kısmındaki yüksekliğin indirilmesi sağlanabilir.
Baby Botoks, son yeni nesil Botoks uygulamalarından birinin adıdır. Baby Botoks tekniğinde etkisi daha düşük ve daha az dozda enjeksiyon uygulaması yapılmaktadır. Bu sayede yüz kaslarının hareketi kısmen de olsa Botoks’lu bölgede devam edebilmektedir.
Gülümserken ya da konuşurken üst diş etlerinin görülmesi (Gummy- Smile) estetik olmayan bir görünüme neden olmaktadır. Botoks enjeksiyonu ile bu durum düzeltilebilmektedir.
Dolgu işlemelerinden sonra görülebilecek yan etkiler; kızarıklık ve morluk gibi etkilerdir ve geçicidirler. Hyalüronik asitle yapılan estetik dolgu işlemlerinde oluşabilecek yan etkiler; enjeksiyon yerinde ağrı, kanama, şişlik, nodül ve renk değişikliğidir. Nadiren geç dönemde granülom ve apse oluşumu görülebilir. Dolgu uygulamaları sırasında dikkat edilecek en önemli husus, kullanılan ürünün steril ve uygun şartlarda muhafaza edilmesi ve kişiye özel uygulanmasıdır. Sağlık alanı dışında kullanılan hiçbir malzeme, dolgu malzemesi olarak kullanılmamalıdır.
İşlemden önce kan sulandırıcı özellikte olan ilaçlar kullanılmamalıdır. Yeşil çay, sarımsak, ginseng, balık yağı, ekinezya, C ve E vitamini kullananlarda işlem sonrası morarmanın biraz daha fazla olduğu gözlenmiştir. Düzenli olarak kullanılan ilaçlar varsa doktora mutlaka işlem öncesinde bilgi verilmelidir.